Koçlukta Güven

Güven hayattaki en temel ihtiyaçlardan birisidir. İnsanlarda birbirlerine karşı tetikte ve tedbirli davranma ihtiyacı yaratan günümüz dünyasında güven, samimiyet ve empati temelli bir ilişkinin önemi daha da artmaktadır. Bu kapsamda güven, sürekli ve verimli bir koçluk çalışması için de en önemli kavramlardan biridir. Koçluğun temelde çift taraflı etkili bir ilişki olduğunu düşünürsek karşılıklı güven olmadan açıklık, samimiyet ve paylaşılan konularda, duygu ve düşüncelerde dürüstlük mümkün olmayacaktır.

Koçlukta asıl olan danışanın gündemi ve danışanın hisleridir. Danışanına kendini sevdirmeye, beğendirmeye çalışan, ondan iltifatlar koparmaya çalışan veya danışanın yapmadığı varsayımlarla sonuçlara varan bir koç  gündemi  danışanınkinden çıkarıp kendisine taşıyor olacaktır, bu da güven duygusunu zayıflatacaktır.  Oysa danışan koça güvenebilmek için onu gerçekten dinleyen, anlattığı konu ile bıraktığı tüm etkileriyle ilgilenen birini görmek ister. Özellikle kurumsal koçluk gibi durumlarda bu daha da hayati bir önem kazanır. Zira koçluk seansında anlattıklarının müdürüne gidebileceğini ya da kariyerine zarar verebileceğini düşünen bir danışanın koçuna %100 güven duyması beklenemez. Bu nedenle her zaman danışanın iyiliğinin ve gündeminin önemli olduğu hissettirilmelidir; koçun, şirketin ya da patronun değil.

Danışan koçun yanında; yargılanacağı, eleştirileceği, alay edileceği, küçümseneceği en önemlisi de koçu ile paylaştıklarının bir başkasına aktarılacağı endişesi duymadan kendini rahat ve güvende hissetmelidir.  Kişisel mahremiyetinin korunacağından emin olmalıdır. Kendisinin olduğu gibi kabul gördüğüne, anlaşıldığına ve kendisi için en iyisinin hedeflendiğine inancı tam olmalıdır. Tüm bunlarla birlikte koçun tavrı, tarzı, dürüstlüğü ve içtenliği danışan için gerekli olan güveni sağlayacak ve başarılı sonuçlara varmayı hızlandıracaktır.

Koç ve danışan ilişkisindeki açıklık ve şeffaflık da güven açısından önem taşır. Bu bağlamda güvensizlik hissettiğinde dahi bunu inceleyen ve açıkça tartışabilen bir koç güven duygusunu sağlamlaştırır. Güç dengelerine/dengesizliklerine yenilmemek ve koçluk ilişkisini uzman-hasta formatından uzak tutup eşit bir ilişki olarak ele almak da danışana kendisine saygı duyulduğunu hissettirir ve bu da güven oluşturmada önem taşır.

Danışan kendini net bir şekilde ortaya koyacağı, çekinmeden, korkmadan kendini ifade edebileceği bir güven ortamı sunmak koçun sorumluluğu ve becerisidir. Danışan ancak böyle bir ortamda ve güvendiği bir koçun karşısında kendini, düşünce ve duygularını açık ve net bir şekilde paylaşacak ve koçunun da yardımıyla gündemini yaratan konunun en derinlerinde yatan asıl sebepleri keşfetme şansı yakalayacaktır. Koçluğun bir diğer ana hedefi farkındalık yaratmaksa eğer, bu da ancak danışanın o ana kadar farkında olmadığı gerçek sebepleri fark etmesi ile mümkün olacaktır. Gerçek değişim, dönüşüm ise bu farkındalıklar sonrası gelecektir.

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About Seçil Üstünkaya Engin

Değişim ve dönüşüm koçu
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın